Çağdaş Yıldırım
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Yeni Başkanlar ve Eski Alışkanlıklar: Samsun Nereye Gidiyor?

Yeni Başkanlar ve Eski Alışkanlıklar: Samsun Nereye Gidiyor?

featured
Samsun Manşet Whatsapp'ta

Halk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Yener Cabbar ağabeyim köşesinde 31 Mart yerel seçimlerinden sonra göreve başlayan yeni belediye başkanlarının tutum ve davranışları konulu eleştirisel bir yazı kaleme aldı. Birkaç gündür ben de 1,5 aydır belediyelerde yaşanan “Belirsizlik, Kadrolaşma ve Kayırmacılık ötesinde torpil!” ile ilgili yazıp yazmama arasında kaldım. Nitekim Yener ağabeyimin son iki yazısını okuyunca, altına imza atmaktan başka bir şey gelmez diyerek biraz ondan alıntı biraz kendi düşüncelerimle bu yazıyı kaleme almaya karar verdim.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra göreve gelen yeni belediye başkanları koltuklarına oturdular. Ancak ne yapacakları konusunda hala belirsizlik hakim…

Büyük sessizliğin farkında mısınız?

Samsun’un son beş yıldaki gerilimli döneminden sonra normalleşmesini beklerken, şimdi bazı belediye başkanlarının “normalin altında” bir performans sergilediğine şahit oluyoruz. Evet, henüz 1,5 ay oldu ve yeni ekip oluşturma süreci gibi durumlar elbette kabul edilebilir. Ancak bunlar, bir vizyon ortaya koymayı engelleyen nedenler değil. Beklentilerle ilgili çalışmalar başlatılabilirdi, değil mi? Ancak hala ziyaretler, ziyaretler, ziyaretler…

Peki, şimdi vizyon ortaya koymak yerine başkanlar hakkında neler duyuyoruz?

Özel Kalem Müdürü değişiklikleri, yeni personel alımları, eski çalışanların çıkarılması, ya da uygun olmayan yerlere sürülmeleri… Tanıdık ve eş dosta koltuk açma girişimleri, eski başkana yakın isimleri görevden alma çabaları… Seçimde “seni işe alacağım” diye verilen sözlerin yerine getirilmesi. Hatta parti yönetimlerinden bürokrat transfer etme veya yakınlarını işe alma çabaları… Bu son cümleme dikkat edin; bu tür davranışlar yakında patlar. Özellikle bazı belediyelerde çok ses çıkmaya başladı. Özellikle Atakum Belediyesi ve Tekkeköy Belediyesi… Biri yakınını bir başka belediyeye verirken, diğeri de başka belediyeye bir yakınını atma peşinde.

Daha iyi hizmet verebilmek için ekipler oluşturulacak elbette, ama “onun yeğeni, çocukluk arkadaşı! Şaka değil geçen bir belediye başkanına özel kalem müdürü nasıl oldu diye sormuşlar? Benim çocukluk arkadaşım demiş :) Gerçekten çocukça işler… Çok ilginç değil mi? Peki partilinin yakını diye kadrolar dağıtılırsa Samsunlu’nun enerjisi boşa gider, “gelen gideni aratır” durumu çıkar ortaya.

Eş dost kayırmalarında mızrak çuvala sığmaz, patlar eninde sonunda. Liyakati ön planda tutmayan, kıyametini de kendisi hazırlar.

Seçim sonraları bu duyumları alınca uyardım da. Peki ne oldu? Olumsuz örnekler kısa sürede patladı. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nde Mali İşler Daire Başkanı rüşvetten tutuklandı. İlkadım Belediyesi’nde işçi maaşlarını zimmetine geçiren mali işler görevlisi oldu. Atakum Belediyesi’nde akraba kayırmaları, kadro vermeler basında boy boy yer aldı. Yakakent Belediyesi’nde kadrolaşmaların kayırmaların sonucu insan kaçakçılığı iddiaları bile gündeme geldi. Terme’de işçi bağışlarının cebe indirildiğini gördük. Bazı belediyelerde başkanların koltuğa oturur oturmaz, değişen lüks makam araçlarını da.

Bu durumu görmezden gelip halen ahbap çavuş ilişkisiyle kadrolaşma yapanlara, gösteriş peşinde koşanlara şaşıyorum. Yapılanlar var, yapılacağını duyduklarım var. Ve bunların hemen hemen hepsi de ne hikmetse başkanları değişen yeni belediyelerde yaşanıyor. Liyakatle işe alım yapılması, teknik ekip oluşturulması elbette olmalı. Ama bahsettiğim “bizim adam” kayırmaları, ya da şatafatlı araçlarla, yaşamla, partidaşlarını hiç görmüyormuş gibi, halkın önünde olanlar. Hatta halktan uzak kalanlar. Ne olmuş, eski başkanın arabasından Kavak’ta olduğu gibi su mu çıkmış? Düne kadar cebinden verdiği parayla araçlara binenlere ne oldu ki birden bire lüks araç düşkünü oldular?

Vatandaş ne halde, dar gelirli ne durumda, onların beklentileri varken, şatafat peşinde koşmak nedir? Vatandaş hizmet bekliyor. Siz başkan oldunuz diye, sade vatandaş lüks tutkunuzu izlemek zorunda mı? Ne gerek var? Bazı belediyelerde maaşını alamayan işçiler var, o sorunun acilen halledilmesi gerekiyor. Ve en önemlisi kamu tasarruf tedbirleri de artık gündemimizde. Yani kılı kırk yarmanın zamanı. Neden öncelik bu, anlamak zor. Bu soruyu özellikle yeni başkanların kendisine sorması gerekir. Hem de vatandaş sormadan, eleştirmeden. Gözünün önünde tepki göstermeden. Medyaya düşmeden.

Bir de fark ettiğim bir şey var, bunu da paylaşmak isterim; bir buçuk aydır, tebrik ziyaretleri halen bitmeyen belediye başkanları var. Vatandaşa randevu vermekte bile zorlanıyorlar. Aradım bakmadı, gittim yoktu, makamındaydı, konukları vardı, diyenleri o kadar çok duymaya başladım ki. Hepsini bir yana bırakın; şu ana kadar halk günümüz şu gün, sorunlarınızı dinleyeceğiz saat aralığı budur diye açıklama yapan bir belediye başkanı gördünüz mü? Ben görmedim, duymadım. Yapmış olan varsa, bilgi verilirse düzeltirim. Nasıl ulaşacak vatandaş size? Seçimde kapısına gittiğiniz vatandaş, haftanın hangi gününde gelip size derdini anlatacak? Yani vatandaşa seçilene kadar güler yüz, göz teması, gözünün içine bakma, sevimlilik, şirinlik yaparak, sözler, vaatler verip, seçildikten sonra sırt dönerseniz, işte bu olmaz.

Sırtını, ahbap çavuş ilişkisinde oldukların, yakınlarını işe aldıkların sıvazlasın. O olur. Cam fanus içinde mutlu da olabilirsin. Çok başarılısın başkanım da derler. Örnekleri oldu, tek dönemde gidenler de çok oldu. Bir geldi, gitti, geri döndü, ders almadı yine gidenler de oldu. Ama gün gelir sırtını döndüğün vatandaş bedeli ödetir. Benden hatırlatması. Gördüğüm hatalar, eksikler nedeniyle özellikle yeni seçilen başkanlara testi kırılmadan bir uyarı yapmak istedim. Yoksa kerameti kendinde görüp halkı ıskalayacaklarını şaşkınlıkla izliyorum. Hatta bizim izlememizi bir yere bırakın; vatandaş da sizi izliyor. Hem de can kulağıyla. Bilmem farkında mısınız?

Bu arada bir dönemden fazla koltuğunda kalmayı başaran bazı belediye başkanları gidenlerden ibret almayı başarırken, bazıları eski tas eski hamam modunda finale emin adımlarla gidiyorlar. Bazıları ise bir kez daha seçileli henüz bir buçuk ay olmuşken, nereden seçtik/seçtirdik dedirtecek boyutlara kadar çoktan geldi. Beş yılı uzun sanmayın, gidenlere sorun. Gelir geçer, bir de bakmışsın evindesin. Umudum herkesin üzerine düşeni almasıdır. Göremeyene zaten geçmiş olsun.

Kamuda tasarruf dönemi başlıyor ya; bakın görün, tasarrufa uymamak için dümenler çevrilecek. Şimdiden nasıl kılıf uydururuz diye düşünenler, yol arayanlar olduğunu duyduğuma hiç şaşırmadım. Vatandaş zorda, dar gelirli çok yenilmesin diye ekmeği bayatlatarak sofrasına koyuyor ama; lüks düşkünü, yandaşlara iş bulma telaşında olan özellikle bazı belediyeleri duyuyorum. Dikkat ederseniz son günlerde bu konu üzerinde çok durmaya başladım, belki aynaya bakarlar, kendilerini yazdıklarımı anlarlar diye. Ancak; sanırım onlar “Ben değilim” deyip, tam gaz usulsüz işlere yelken açacaklar gibi duruyor. Buldumcuk olmuşçasına bazıları. Bazıları seçim döneminde “Bana yardımcı oldu, destek oldu, aracını kullandım” gibi gerekçelerle, belediyenin kasasından kıyak yapma peşinde. Şimdilik ibretle izliyorum ve belki düzelirler diye bekliyorum. Umut da ediyorum aslında. İlk günlerin verdiği kerametin kendilerinde olduğu duygusudur, atarlar diye. Sonrası malum. Tek tek kamuoyu ile paylaşırım. Tanıdıkmış, sohbetimiz varmış buna bakmam… İpin ucu kaçtı mı, durdurmak zor. İşyerindeki ekibini belediyeye taşımaya kalkanları duyuyorum, bunlar şık hareketler değil. Buldumcuk olmuş gibi, ters teper, seçmen tokadı vurur.

Hem de kamu tasarruf tedbiri paketi açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan 8 maddede açıkladı. 1. Taşıt alımına sınırlama. 2. Temsil ve tanıtma giderlerine sınır. 3. Kiralık araçların iadesi. 4. Geçici işçi alımı sadece tarım ve orman. 5. Çift makam aracı yasak. 6. Yurt dışı geçici görevlendirmelere sınırlama. 7. Kamu işçi alımına sınırlama. 8. Taşıt ve demirbaş alımlarına sınırlama.

CHP’li belediyelerede CHP Genel Başkanı Özgür Özel uyardı. Ne dedi; “CHP olarak bütün gruplara ve Meclis Başkanı’na çağrıda bulunuyoruz. Millete ‘kemer sık’ denilirken milletin vekilleri tasarruf dışında kalmasınlar. Belediyelerimizin hem bizim hem Cumhurbaşkanlığı genelgesine uymasını bekliyorum. CHP’li belediyelerin geçmiş icraat pratiklerine bakıldığında yarı fiyatına iki kat iş yapar. Hem tasarrufluyuz hem verimliliğimiz yüksek”

Bunlara uyacak mıyız?

Uymayacak mıyız?

Bunlara uymayan bir belediye başkanı olarak seçim döneminde vaatler verirken, söylemleri anımsatılınca ne olacak?

Son olarak;

kendimi milletin yerine koyuyorum, bizim gibi düşünüp hissetmelerini, seçmenine sırt çevirmemelerini diliyorum.

Benden söylemesi.

Yeni Başkanlar ve Eski Alışkanlıklar: Samsun Nereye Gidiyor?
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Samsun Manşet Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!